Hiç aklımda yoktu sete çıkmak,kucağımda laptopla internette değerli zamanı boşa harcarken,bir telefon aldım.Karşıda beni arayanlar telefonu elden ele dolaştırıp ,beni bir yerlere çağırıyorlardı.Beynime bol oksijen gitsin diye derince soludum,tamam dedim.Kalkıp sakalımı traş ettim ve küpe taktım,suratımda sakal varken asla bir kızla konuşasım gelmiyordu.
Set açmayalı 1 ay olmuştu,o 1 ayda güzel bir sevgili yapmış ve ilk defa biraz sosyalleşmiştim.Bundan sonra denemenin nasıl olacağını merak ediyordum. Olay yerine geldiğimde hala korkuyordum set açmaktan,korkunun ecele faydası yok dedim dönüp yanımdan geçen kızın arkasından yürürken,kalp atışlarımı umursamadım.Tekrar başlamadan önce yaklaşmamı değiştirmem gerektiğinin farkındaydım,son zamanlarda yaptıklarım hiç işe yaramamıştı ,önlerine geçip durdurmak yerine sadece arkalarından seslendim bu sefer, bir kaç defa seslendikten sonra,180 derece dönüp baktı.Set cevap verdiğinde heyecan yerini sakinliğe bıraktı,gün boyuncada bir daha hiç heyecanlanmadım.Teşekkür edip kaçabilen nadir kızlardan olacaktı bu bugün.
Sonrasında açtığım gerçekten güzel giyinen biriydi,boyu bana göre biraz kısaydı ama olsun,güzeldi.Aklımda hiç ezber bir şey yoktu,senin önümden geçip gidişini izlemek istemedim,o yüzden durdurmak zorundaydım dedim,başıma daha önce hiç böyle bir şey gelmedi dedi kız,benim de dedim,nasıl oldu bilmiyorum,bazen içinden gelen sesi dinlemek istersin ve o seni doğru yere götürür dedim.Durdurduğum 1500 üncü kız olduğunu bilseydi ne hissederdi acaba? Ama o birinci sanıyordu kendini,bu yüzden etkiliydi.
Kalibrasyon...Aslında bir çeşit içinde bulunduğun durumunuz farkındalığı diyebilirim,o kadar fazla başarısız oluyorsun ki en sonunda neyi nasıl yapmaman/söylememen gerektiğini biliyorsun.En yapay şeyi bile durumun içinde doğal şekilde söylebilme yetin oluyor elinde.Evet bunu becermek için tam 1500 kere denemek zorunda kaldım,sonunda oluyordu anlaşılan.Close yapınca bizimkilerin yanına gittim.Bir şeylerin içselleşmeye başladığını anlamıştım.Yapaylıktan doğallığa giden yoldu bu.
1500 defa önce ilk kez set açtığım yerdi Cevahir,gene buradaydım.Ama artık her şey daha farklıydı.Cevahirin farklı katlarında dolaşmayı sürdürürken 3 sap olarak,az önce close yaptığım kızın bizi bu şekilde görmesi halinde,onu aradığımda dönüş alma ihtimalinin ne kadar azalacağını düşündüm,bu düşük değer göstergesiydi,gene de boşver dedim,farklı setler kovalamalıydım.
İkinciye o anın ne kadar özel olduğuyla ilgili bir şeyler uydururken,danscı mısın diye sordum,adımların çok senkronize görünüyordu,evet dedi kısa bir süre için,harika bende şurada dans ediyorum dedim.Gözleri açıldı.Hayır hayır hoca falan değilim,sadece oradakiler beni bilir,sürekli gittiğim yer.Bu da telefonunu verirken çok naz yapmadı.Doğru oynayınca kimse "ben sokaktan kimseye telefon veremem" demiyordu.
Üçüncü açtığım bembeyaz tenli melek gibiydi.Konuşmanın sonunda yaptığın çok hoştu,cesaretini çok sevdim dedi gözlerinin içi gülerek,bu kıza tükürerek konuşmaya başlamıştım,durduramıyordum tükürüp duruyordum belki de ondan sadece face alabildim.
Dördüncü açtığım set ikiliydi,ikili setlerde önemli olan şey,hedefin arkadaşını kontrol altında tutmaktır.Birine iltifat ederken öbürünün ilk tepkisi de gülümsemekse bu sorun olmayacağı anlamına gelir,ama nötr se üzerine oynamalısınız.İkiniz birbirinize çok benziyorsunuz ama sen daha enerjik olansın,sanırım arkadaşın bugun kötü bir gün geçirdi dedim.Ve dönüp bir kaç dakika da onunla konuşup gülümsemesini sağladım.Derken hedefimin telefonu çaldı,az öteye gidip,"beni bir daha arama" tarzında bağırmaya başladı telefondakine.Eski sevgilisi falan mı dedim,ne dedi bilmiyorum.Kaçamak yanıt verdi.Klasik hedefin arkadaşı gibi davrandı işte.Çok sürer mi dedim,benim acelem var.Bilmiyorum dedi,bak benim gitmem gerek sanırım arkadaşının görüşmesi uzun sürecek,sana telefonumu vereyim arkadaşına ver,isterse beni arar dedim,kabul etmedi,sadece ver aramak zorunda değil dedim.Ben laf anlatmaya çalışırken,hedefim görüşmesini bitirdi ve yanımıza geldi,eski sevgilin miydi dedim,hayır dedi önemli bir şey değil.Hadi bir yer de oturup öyle konuşalım dedi.İsterdim ama gerçekten hiç zamanım yok dedim,gitmem gerek.Sen bana telefonunu ver,sonra konuşuruz dedim.
Beşinci 180 boyundaydı,manken olması muhtemel,fazla üst klasman bir kadındı.Muhtemelen zengin erkeklerle düşüp kalkanlardan.Herkes onu kesiyordu,arkasından yaklaşıp durdurdum.Çevredekiler yaptığıma çok şaşırmışlardı.Oynadığım en güzel oyunlardan birisiydi ama bazen bazıları daha farklı şeylere bakarlar,sanırım pek paralı durmuyordum.Sadece 2 dakika tutabilmiştim
Derken iki tane harika yabancı gördüm,zor türk kızlarından sonra bunların çok kolay olacağını düşünerek gittim.ingilizce olarak direct açılış yapıp 20 dakikaya yakın sohbet ettim,Modellermiş .Daha güzel olan "Do you know Beşiktaş ?" dedi.Biliyorum,çok severim orayı vapurları ve denizi harikadır dedim,hayır dedi futbol takımı Beşiktaş dedi,orada oynayan bir oyuncu var diyerek Gutinin tam adını söyledi.Gerçi şuan Madride döndü,o benim çok yakın arkadaşım dedi.Close yaptığım türk kızları güzellerdi ama,ne kadar güzel olsalarda,bu kız ispanyol bir modeldi,türk kızlarının hiç bir şansı yok,az önceki kıza "melek" gözüyle bakmamın bu yaratığa ne kadar büyük bir hakaret olduğunu farkettim.Ajansımız aslında güvenliğimiz için Türkiyede yabancılarla tanışmamız konusunda bizi uyardı dedi.Sanki çağırsam gelmeyeceklermiş gibi hissettim,önermedim bile sonra pişman oldum.Neyse dedim çok fazla kadına ihtiyacımız yok.
Akşamleyin arkadaşımla oturup sohbet ediyorken,hepsini birbirine karıştırmıştım adlarını,okullarını,kim olduklarını.Elinizde bir çok telefon olduğunda,bir tanesine verdiğiniz önem çok azalıyor.Konuşmak için berbat bir konuydu ; ciğeri ne kadar çok sevdiğimden bahsederken ben vejeteryanım dedi bir tanesi.Olsun dedim ama eminim sufle seversin.Fazla düşünmeye gerek yoktu.İkisinden dönüş aldım,dönmeyen ise bu raporu yazarken aradı.Sanırım bir şey olacak...
devamı gelecek mi?
YanıtlaSil